Prematüre bebekler özel bakım ister

23.11.2019



 

Türkiye’de her on bebekten bir tanesinin prematüre bebek olarak doğduğunu belirten Lara Anadolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, bebek bakımı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 

Lara Anadolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, prematüre bebeklerin bakımı, sağlığı ve kontrolleri hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye’de her on bebekten bir tanesinin prematüre bebek olarak doğduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, “36 haftanın öncesinde doğan bebeklere biz prematüre bebek diyoruz. Tabi bu bebekler 36 haftadan önce doğdukları için birçok problemle doğuyorlar. Bebek tabi hayata hazır gelmiyor. Anneye, aileye, ortama adapte olmaya çalışıyor. Bu adaptasyon süresinde biz anneye, babaya ve bebeğe yardım ediyoruz. Biz bebek odaklı çalışıyoruz. Bebek odaklı çalışmak şu demektir. Bebeği gözlüyoruz, dinliyoruz, ihtiyaçları neyse ona göre destek veriyoruz. Ünitelerimizde bu bebeklere tam destek veriyoruz.  Hayata daha iyi başlamalarını sağlıyoruz. Bebeklere kendi bebeğimiz gibi bakıyoruz” dedi. Anne bebek arasındaki bağa değinen Prof. Dr. Mustafa Akaçakuş, Bebek doğduktan sonra bebeği üşütmemeye çalışıyoruz. Hızlıca anne memesine koyup ilk yarım saat içerisinde emzirmek istiyoruz. Bu emzirmeyle birlikte anne ve bebek arasında çok ciddi bir bağ oluşuyor. Anne sütü çabuk geliyor ve daha besleyici oluyor. En önemli olayda, bebekle anne arasında kurulan bağdır. Ne kadar güvenli bir bağ oluştu anneyle bebek arasında o kadar bebek sağlıklı oluyor” dedi.

BEBEK BAKIMI NASIL OLMALI?

Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, bebek bakımı hakkında şu açıklamalarda bulundu: “Bebeklerimizi yenidoğandan taburcu ederken aileye eğitim veriyoruz. Nasıl tutması, bakması, giydirmesi gerektiği hakkında. Bebeğe her gün beş dakika banyo yaptırmalarını, tırnaklarını kesmelerini söylüyoruz. Eldiven giydirmesinler. Çünkü, el hareketleriyle eline bakıyor, gözlüyor, dokunuyor, hissediyor, yalıyor. Bu durum bebeğin, bağışıklık sistemini ve zihinsel gelişimini geliştiriyor. Bir de bebeği çok koruyalım istemiyoruz. Yani bir odada tutalım, sokağa hiç çıkmasın gibi durumların olmasını istemiyoruz. Ziyaretçilerimiz gelecek. Sokağa çıkacağız, alış verişe gideceğiz. Bununla birlikte en önemli noktayı söylemek istiyorum. Bebekler enfeksiyona açık oldukları için elden yüzden öpülmemesi ve kucaktan kucağa gezdirilmemesi gerekiyor. Bütün aktivitelerimizi bebekle birlikte yapalım. Günde 30 dakika dışarı çıkaralım. Bebekte gece gündüz ayrımının sağlanmasını istiyoruz. Gece olduğu zaman karanlık ve sessiz bir ortamda uyutulmasını istiyoruz. Gündüz uyumasa da olur ama gece kesinlikle uyumalı.” Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, bebek beslenmesinde; sadece anne sütü önerdiklerini, yenidoğandan bebekleri taburcu ederken prematüre bebeklerin de anne sütü alabileceklerini aileye belirtiklerini söyledi. 

“SÜRECİ KISA TUTMAK İSTİYORUZ”

Tüm bebeklerin doğumuna girdiklerini belirten Lara Anadolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, “Bebeğin herhangi bir sağlık problemi yoksa bebek doğdu, ağladı, kalp atımı iyiyse bebeğe çok fazla ellemeden, anne memesine koyup emzirmeye başlıyoruz. Bebeğin solunum ve başka sıkıntısı olduğu zaman da yenidoğan ünitesine çıkarıyoruz. Mümkün olduğunca az tetkik yaparak bebekleri incitmemeye özen gösteriyoruz. Solunum desteği verip bebekleri hızlıca beslemeye başlayıp kilo aldırmaya çalışıyoruz. Bebeğin problemleri çözülür çözülmez hemen bebeği aileye teslim etmek istiyoruz.  Yenidoğan sürecini çok kısa tutmak istiyoruz. Çünkü anneler ve bebekler için çok stresli bir süreçtir” açıklamasında bulundu.

DOKTOR KONTROLLERİ

Prof. Dr. Akçakuş, “Prematüre bebeklerin doktor kontrolleri biraz daha sık oluyor. Bebek taburcu oldu; üçüncü, onuncu, yirminci günde görmek istiyoruz. Her şey normale döndükten sonra ilk altı ay ayda daha sonra üç ayda bir görmek istiyoruz” dedi. Ayrıca Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, yenidoğan ekibinden şu sözlerle bahsetti:  . Ekip olarak ve hastane olarak biz farklıyız. On dört tane üçüncü basamak yoğun bakım yatağımız var. Farklıyız; çünkü çok deneyimliyiz. Bebeklere kendi bebeğimiz gibi bakıyoruz. Bir de tıbbi destek yönünden; çocuk, beyin cerrahisi olsun tüm cerrahilerde çok iyiyiz ve deneyimliyiz. Her türlü tetkiki yapabiliyoruz. Bebeklerimizi hırpalamıyoruz. Ekip olarak süreci yürütüyoruz.”

RİSKLER

Bu özel bebeklerin birtakım riskler taşıdığını belirten Prof. Dr. Akçakuş, “Bu risklerden bazıları şunlar; beyinlerinde hasar oluşabiliyor. Bebekler çok erken doğduğu için bağırsaklarında problem oluyor. Bazen ameliyatla bağırsaklarının bir kısmını alabiliyoruz. Duymasında, görmesinde problem oluyor. Nörolojik gelişiminden sorunlar olabiliyor. Bebekler de bazen baş büyümesi olabiliyor. Spastik olma durumları da söz konusu. Bu riskleri en aza indirmek için doğum süreci en iyi şekilde takip edilmeli ” dedi.

BEBEK İZLENİMİ

Bebek izlenimi hakkında da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, “Bu bebekler; kırılgan ve hassas. Biz bu bebekleri ne kadar süre izliyoruz. En az bir yaşına kadar izliyoruz. Bu izlenimlerin yenidoğancı tarafından yapılması gerekiyor. Bir yaşına kadar bebekte problem yok dediğimiz zaman normal bir bebek gibi takiplerine devam ediyoruz. Ama bu bebeklerin bir yaşına kadar yakından takip edilip izlenmesi gerekiyor. Bebek izleminde en önemli nokta, bebekle iki yaşında görüştük, bebek annesini hala emiyorsa bebek izleminde çok başarılıyız diyoruz. Ayrıca tarama yöntemlerimiz var. Taramalarımızda bir kere topuk kanı alıyoruz. Topuk kanıyla hastalıkları tarıyoruz. İşitme testi yapıyoruz. Bebeğin zeka gelişimi için işitmesinin olması gerekiyor. İkinci ayda kalça ultrasonu yapıyoruz. Bebeği ilk altı ay her ay görüyoruz” dedi.

KİLO ALIMI ORANI

Kilo alımı hakkında Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, “Bebek önce şiş ödemli doğuyor. Daha sonra kilo veriyor. Doğum ağırlığının yüzde onunu veriyor, zayıflıyor. Daha sonra kilo almaya başlıyor. Biz bebek doğdu, tarttık, onuncu günde doğum tartısına tekrar ulaşsın istiyoruz.  Daha sonra günde 20 gram 20 gram alsın istiyoruz. Bizim istediğimiz tartı alımı ayda, altı yüz gramla bin gram arasında” açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Mustafa Akçakuş, “Biz eskiden toplu bebekleri seviyorduk. Şimdi artık sevmiyoruz. Çünkü bebek ne kadar zayıfsa iler ki hayatında da zayıf olacak. Obezite olmayacak. Bebekler daha keyifli olacak. Bir de diyet yapmasına gerek kalmayacak her şeyi yiyip içecek. Altı ay anne sütü alsın istiyoruz. Sadece su dahi vermiyoruz. Altıncı ayda ek beslenmeye geçiyoruz. İki yaşına kadar da bebeklerimizi emziriyoruz” dedi.