Başa Dön

Bel Ağrısı

BEL AĞRISI

                 İnsanlarda soğuk algınlığından sonra en sık görülen ikinci rahatsızlıktır. 50 yaşına gelen kişilerin %85’i yaşamlarının herhangi bir döneminde mutlaka bel ağrısı çekmiştir. Deyo ve Tsuit-Wu’nun bir araştırmasında 25 yaşın üzerindeki nüfusun % 14’ü yaşamlarında en az bir kez 2 hafta kadar yatakta yatmayı gerektirecek şiddette bel ağrısı geçirdiklerini göstermiştir.

                                Bel ve bacak ağrıları konusunda gerek doktorlar, gerek hastalar büyük bir kavram kargaşası yaşamaktadırlar. '' bel ağrısı'', '' Siyatalji'', '' Lomber Disk Hernisi '', Bel Fıtığı'' deyimleri birbiri içine girmiş ve gerek tanı, gerekse tedavide garip birçok seslilik sürmektedir.  Bunun en önemli nedeni çoğu olguda ağrının radyolojik ve fizyolojik yöntemler ile gösterilemeyecek nedenlere bağlı olmasıdır.  Bu nedenle konuyla ilgili her uzman hekim, bel ağrısı ve siyataljiye kendi gözlükleri ile bakmakta ve kendi tanılarını koymaktadır. Böyle bir hasta Beyin Cerrahına gittiği zaman bel fıtığı tanısı almakta, Romataoloji uzmanına gittiğinde romatizma, fizik tedavi uzmanına gittiğinde fibromiyalji düşünülmektedir.

                Bel ağrısında risk faktörleri pek çok çalışmada bel ağrısı ile en yakın ilişkili risk faktör olarak geçirilmiş bel ağrısı bulunmuştur. Bu ilişki o kadar sıkıdır ki, bel ağrısını akut ataklarla alevlenen kronik tekrarlayan bir hastalık olarak kabul etmek yanlış olmaz.

                Bel ağrısı ile ilişkisi gösterilmiş diğer faktör ilerleyen yaştır. Gençlikten itibaren sürekli bir artış eğilimi vardır. 40’lı ve 50’li yaşlarda maksimum olur. 65 yaşından sonra düşüşe geçer.

                Bel ağrısı konusunda mesleki ve psikolojik özellikleri içeren birçok risk faktörü tanımlanmıştır. Mesleki faktörler çalışanın fiziksel kapasitesini aşan ve tekrarlayan ağır kaldırmalar, zor ve tehlikeli pozisyonları gerektiren işlerdir. Burada yaş faktörü önemlidir. Ağır işlerde çalışan 45 yaşını geçmiş kişiler, 25 yaşından genç işçilere kıyasla 2.5 kez daha yüksek bir bel ağrısı nedeniyle işe devamsızlık riskine sahiptir.

                Mesleki faktörler içerisinde işini sevme, stres ve depresyon gibi faktörler bel ağrısı olasılığını artırır.

                Uzun süre ayakta durma ya da oturmayı gerektiren işler de bel ağrısı riskini artırır.

 


Bu yazıyı paylaşın