Başa Dön

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama, küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü bölgesinde, kasların gevşemesi ile bu alandaki dokuların uyku sırasında aşırı titreşmesi ve birbirine çarpmasıyla nefes alışveriş esnasında gürültülü bas karakterde ses oluşmasıdır. Apne, nefesin en az 10 saniye süre ile durmasıdır, tıkayıcı uyku apne sendromu ise; uyku sırasında üst solunum yollarının tekrarlayıcı tam veya kısmi daralması ve sıklıkla kan oksijen saturasyonunda azalma ile karakterize bir sendrom olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalarda gece istenen uyku derinliğine inememe, kandaki oksijen düzeyinin düşmesi nedeniyle sabahları yorgun uyanma, gündüz uyuklama hali, kilo vermede zorluk, sinirlilik, depresif ruh hali, hafıza ve konsantrasyon problemleri, yüksek tansiyon ve kalp problemleri, şeker hastalığı, kalp yetmezliği, felç, kalp krizi, cinsel problemler, sık idrara çıkma, akciğer hastalarında solunum yetmezliği gibi son derece önemsenmesi gereken hastalıklar oluşabilir.

Uyku Apnesi Tanısı

1.Öncelikle kulak burun boğaz muayenesi ve horlamaya yönelik endoskopik muayene mutlaka yapılmalıdır. Endoskopik muayene ile burunda soluk borusuna kadar bütün havayolları değerlendirilmeli. Hava yollarını daraltan en sık nedenler küçük dilde sarkma, dil kökünün büyük olması, geniz eti, burunda deviasyon denen eğrilikler ve burun etlerinde büyümedir. 2.Polisomnoografi (Uyku Testi): Kandaki oksijen seviyesi, nefes alımı, beyin dalga hareketleri, kalp atış hızı ve uyku testi sırasındaki göz ve bacak hareketlerini kaydederek uykunuzun ayrıntılı analizini yapan bir testtir. Uyku testi, sıklıkla geceleri yapılır. Fakat vardiyalı çalışıp, gündüz uyuma alışkanlığı olanlarda gündüz de yapılabilir.

Uyku Apnesinde Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Horlama ve uyku apnesi tedavisi mümkün hastalıklardır. İyi tedavi edilen her hasta sağlıklı bir yaşama kavuşur.

Horlama ve uyku apnesi genel önlemler, pozitif hava veren çeşitli cihazlar (CPAP, BPAP, APAP vs.) ağız içi aparey adı verilen cihazlar ya da cerrahi olarak tedavi edilebilir. Ağız içi apareyler kulak burun boğaz muayenesi sonrası yaptığımız endoskopik muayenede sadece belirli düzeylerde darlık olan hastalarda etkili olmaktadır.

 

 

 

 


Bu yazıyı paylaşın