Ana Sayfa » Makaleler » Prostat Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Prostat Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser olup, Amerika Birleşik Devletleri‘nde hayat boyu bu kansere yakalanma riski %16,7 ve prostat kanserinden ölüm riski %2.57 dir. Kanserin gelişiminde ırk ve aileden gelen genetik faktörler, hormonlar, beslenme, sigara ve alkol tüketimi riski arttırabilir. En önemlisi ailesel riskler olduğu için, ailesinde prostat kanseri olanlar başta olmak üzere 50 yaştan sonra tüm erkeklerde prostat kanser riski yönünden düzenli yıllık takip önerilir.

Prostat kanseri erken tanısı nispeten kolay ve erken tanı konduğunda tedavi şansı çok yüksektir. 50 yaş üstü erkekler yılda 1 kez PSA testi yaptırarak takip edilir ve yükselme (60 yaştan önce 2.5, 60 yaştan sonra 4ng/ml üzeri) saptatan erkeklerde prostat biyopsisi ile tanı konur.

Hastada hiç yakınma yokken, tarama testleriyle takip edilip tanı konması hastalığın erken yakalanması ve tamamen tedavi edilmesi için çok önemlidir, çünkü idrar zorluğu, kanama, ağrı gibi yakınmalar başladığında hastalık ilerlemiştir ve tedavi şansı çok azalmıştır.

Prostat kanseri amerikan tarzı beslenme ve yaşama tarzının yaygınlaşması sonrası ciddi bir artış göstermiş ve en sık görülen erkek kanser türü ve en çok öldüren 3. kanser olmuştur. Bu nedenle beslenme ve aktif yaşamın prostat kanseriyle ilişkisi aşağıdaki gibidir.

Beslenme birçok kanseri olduğu gibi prostat kanseri riskini de ciddi oranda etkiler, düşük yağlı ve bitkisel ağırlıklı gıdalarla ve balıkla beslenen uzakdoğu ülkelerinde hastalık çok daha az görülür, buna paralel biçimde aynı toplum içinde farklı beslenme alışkanlıkları da prostat kanseri riskini değiştirir.

Beslenme ile ilgili en yüksek risk artışı doymuş yağlar ve sigara ile ilişkilidir. Boostwick ve ark. katı hayvansal yağlar ile katılaştırılmış bitkisel yağların ve aşırı ısıtılmış kızartma yağlarının  prostat kanseri riskini arttırdığını göstermiştir. Takip eden çalışmalarda Wright ve ark. da vücut kitle indeksi yüksek yani obez insanlarda riskin arttığını bildirmiştir.

Son aylarda  İngiltere merkezli,  Avrupa Beslenme Derneği (Nutrition Society) yayın organı olan, Public Health Nutrition adlı bilimsel dergide, Isabel Drake ve ark. tarafından yapılan kapsamlı ve çok amaçlı bir izlem çalışması yayınlanmıştır. İsveç’te 44-73 yaşlarında 6940 erkek hastanın ortalama 14 yıl sağlık ve beslenme özelliklerinin izlenip değerlendirildiği çalışma sonucunda, prostat kanseri ve bu kanserden ölüm riskinin daha önceki çalışmalara benzer biçimde beslenmeyle ilişkisi ortaya konmuştur.

Sonuç olarak beslenme birçok kanseri olduğu gibi prostat kanseri riskini de etkiler, yağ, şeker ve bunların sonucu olan obezite en büyük tehlike olarak görülmektedir. Kafeinin prostat kanseriyle ilişkisi kanıtlanamamıştır. Asitli içeceklerle ilgili risk artışı olasılığı iddia edilmekle birlikte kesin kanıt için daha çok çalışma yapılması gereklidir.

Erkeklere önerimiz, düşük yağ, taze ve bol sebze-meyve, balık,ceviz-badem gibi  kuruyemişleri tercih etmeleri, buna karşın şekerli, yağlı, kızartma ve kırmızı etli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmalarıdır.

Üroloji uzmanı
Dr. Kenan KORKMAZ

Side Özel Anadolu Hastanesi