Ana Sayfa » Makaleler » Tiroid Bezi

Tiroid Bezi

Tiroid bezi, boyunda, Adem elması denilen kıkırdağın altında yer alan, 20-25 gram ağırlığında bir organdır. Şekli kelebeğe benzer.

İç salgı fonksiyonu olan tiroid bezinin iyot kullanarak yaptığı hormon, vücut metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynar. Büyüme, gelişme, vücut ısısı, enerji oluşumu, enerji kullanımı ile hormonların etkileri ve enzimlerin işlevleri için hayati önem taşır.

Tiroid bezi iki hormon üretir. Bunlardan, dört iyot atomu içerene T4 (Tiroksin), üç iyot atomu içerene T3 denir. Tiroid bezinin çalışması, beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH (Tiroidi uyarıcı hormon) ile kontrol edilir. Hormonların aşırı üretilmesi hipertiroidi, az üretilmesine ise hipotiroidi ile sonuçlanır. 

Guatr ve Nodül

Tiroid bezinin büyümesine guatr; tiroid bezinin içindeki bölgesel büyümelere ise nodül denir. Tiroid bezinde genel büyümeyle birlikte birden çok noktada bölgesel büyüme varsa, buna da multi nodüler guatr denilir. Bu rahatsızlıkta dikkate alınacak üç önemli nokta vardır:

» Nodülün kanser olup olmadığı
» Nodülün, hipertiroide yol açıp açmadığı
» Nodülün nefes borusuna baskı yapıp yapmadığı

Tedavi

Nodül değerlendirmesinde en güvenilir yöntem, ince iğne aspirasyonudur. Deneyimli bir sitopatalog tarafından incelenmesi çok önemlidir. Kanser veya kanser kuşkusu olan nodüllere cerrahi müdahale zorunludur.

Nefes borusuna baskı yapan nodüller de, kanser riski olmasa dahi cerrahi müdahale gerektirir.

Aspirasyonu iyi çıkmış nodüller de her ihtimal göz önünde bulundurularak ultrasonda incelenmelidir. İlaç tedavisi veya cerrahi müdahale kararını doktorunuza bırakmalısınız.

Hipotiroidi

En sık görülen tiroid hastalığı olan hipotirodi, tiroid hormonunuzun çok az olması demektir. Kadınlarda daha sık görülen hipotiroidinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Hastalığın ailesel geçişi vardır.

Hipotiroidinin görülmesinde en sık sebep, Hashimoto tiroididir. Bu hastalıkta tiroid bezi yeterince hormon üretemez. Hipotiroidi ayrıca, başka hastalıklarının tedavisinde kullanılan radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi sonucunda gelişebilir. Doğuştan itibaren olma ihtimali de vardır. Bunun sebebi, tiroid bezinin gelişmemesidir.

Belirtileri ve Etkileri

Kilo alma, yorgunluk, adet düzensizliği, kabızlık, ciltte ve saçta kuruma gibi belirtilerin nedeni hipotiroidi olabilir.

Yetişkinlerde görülen etkileri;

» Fiziksel ve mental performansta azalma
» Kolesterol yüksekliği ve buna bağlı olarak kalp hastalığı
» Uzun süre tedavi edilmediği takdirde hayati tehlikeye yol açan miksödem koması

Bebeklerde ve çocuklarda görülen etkileri;

Gebelik döneminde tanı konulmuş olması bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Rutin testlerde anlaşılan bir hastalıktır. Tedavi edilmezse çocuğun gelişimi normal olmaz; zihinsel yavaşlama/gerileme görülür.

Tanı

Hipotiroidinin erken teşhisi, basit bir kan testiyle mümkündür. Kanda, tiroid uyarıcı hormon (TSH) düzeyinin yüksek ve tiroid hormonu (T4) düzeyinin düşük olması hipotiroidiyi gösterir. Hipotiroidinin nedeni Hashimoto ise, tiroid bezine saldıran otoantikorlar da ölçülür.

Tedavi

Hipotiroidi mutlaka tedavi edilmelidir, aksi takdirde ciddi bir sağlık sorununa dönüşebilir. Hipotiroidi, levotiroksin denilen hormon ilacıyla tedavi edilir. İlacın dozajı, rutin olarak yapılan kan testlerinin sonucuna göre artabilir ya da azalabilir. Bu dozaj çok önemlidir çünkü yetersiz dozda iyileşme sağlanamazken, yüksek dozda ise kemik kaybı ve kalp rahatsızlıkları ortaya çıkabilir.

Hipertiroidi

Tiroid bezinin fazla çalışmasına bağlı olarak hormonların fazla miktarda salgılanması durumudur.

En çok görülen sebebi Graves hastalığıdır. Bu hastalığa, bağışıklık sisteminde tiroid bezine karşı oluşan antikorların tiroid bezini uyararak normalden fazla hormon üretmesi neden olur. Graves hastalığı olan bazı hastalarda, arkasında şişlik olmasından dolayı gözler dışarı çıkmış gibi görülebilir. Başka durumlar için çok fazla hormon ilacı alınması, tiroid bezlerinin iltihabı da hipertiroidi ile sonuçlanabilir.

Belirtileri

Kalp çarpıntısı, kaslarda zayıflık, ellerde titreme, halsizlik, sinirlilik, kilo kaybı, ishal, kısırlık, terleme, adet düzensizliği, göz problemleri gibi belirtilerin nedeni hipertiroidi olabilir.

Tedavi 
 
Radyoaktif İyot Tedavisi: Tek bir hap veya sıvı ile uygulanan yöntemde, radyoaktivite ile işaretlenmiş iyot, tiroid bezini harap eder. Uygulamanın ardından iki gün yalnız kalınması, radyasyon yaymamak için gereklidir. Devamında hormon takviyesi alımı iyileştirmeyi hızlandırır.

Cerrahi Tedavi (Tiroidektomi): Tiroid bezinin ameliyatla çıkartılması yöntemidir. Mutlaka uzman cerrah tarafından yapılması gerekir çünkü gırtlak çevresine verilecek zararlar ciddi sıkıntılara neden olabilir. Cerrahi yöntem genellikle tiroid bezinin nefes almayı engelleyecek kadar büyüdüğü ya da hastaya radyoaktif tedavi yapılamaması durumlarında tercih edilir. Bu tedaviden sonra yeterli miktarda tiroid hormonu üretilemediği için hastalarda genellikle hipotiroidi gelişir ve günde bir kez hormon ilacı alınması gerekir. 

Hashimoto

En fazla hipotiroidi yapan hastalık olan Hashimoto, bir tür tiroid bezi iltihabıdır ve bağışıklık sisteminin bozukluğu sonucunda ortaya çıkar. Hastalığın bu adla anılmasının sebebi, Japon bilim adamı Akira Hashimoto tarafından bulunmasıdır.

Hashimoto, vücudun kendi dokusunu yabancı doku zannederek yok etmeye çalıştığı, otoimmün denilen türde bir hastalıktır. Vücut, tiroid bezini yok etmek için çok sayıda anti TPO ve anti tiroglobulin antikoru üretir. Bunun sonucunda tiroid bezine çok sayıda iltihap hücresi birikir. İltihapla birlikte bez küçülür ve hormon üretecek hücre kalmaz. Hastalığın başında tiroid bezinde büyüme (guatr) varken, ilerleyen dönemde bez küçülerek yok olur.

Kimlerde Görülür?

Toplumun yüzde 2’sinde görülen hastalık, en çok kadınlarda ortaya çıkar. Tüm yaşlarda görülse de, 30-50 yaş arasında daha sık rastlanır. Çocuklarda görülen Hashimoto, büyüme gecikmesi, kemik yaşında gecikme ve yüksek kolesterole neden olur.

Hashimoto hastalığının nasıl başladığı bilinmiyor ancak genetik eğilim önemlidir. Aynı ailede daha sık görülür. Bu nedenle Hashimoto hastalığı olan birinin, özellikle birinci derece akrabaları mutlaka tetkiklerini yaptırmalıdır.

Belirtileri ve Etkileri

Hashimoto direkt belirti vermez, tiroid bezinde herhangi bir rahatsızlık hissedilmez. Hastalar genellikle halsizlik, bitkinlik, el ve yüzde şişme, ses kalınlaşması gibi şikayetlerle uzmana başvurur.

Hashimoto tiroidi olan hastalarda, farklı otoimmün hastalıklar da görülebilir. Bu hastalıklar;

» Graves
» Tip 1 şeker
» Addison (Böbreküstü bezi yetmezliği)
» Testis ve yumurtalık iltihabı
» Paratiroid hormon azlığı
» Hipofiz bezi iltihabı
» B12 eksikliğine bağlı kansızlık
» Vitiligo (Ciltte beyaz leke)
» Romatoit Artrit (Küçük eklem iltihabı)
» Trombosit (Kan hücre azlığı)
» Myastenia Gravis (Kas hastalığı)

Tedavi

Hashimoto hastalığında kesin bir tedavi şekli yoktur. Guatr ve gerekli durumda tiroid bezi yetmezliği tedavisi uygulanır. Tedavide, tiroid hormon ilaçları kullanılır. Tiroid bezi çok küçülmüş hastalarda tamamen düzelme olasılığı yoktur. Bu süreçte hastaların dikkat etmesi gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir;

» İyotlu tuz ve iyotlu öksürük şurubu kullanılmamalıdır.
» Selenyum desteği bu süreçte faydalı olabilir.
» Hormon ilaçlarının aç karna içilmesi etkisini artırır.
» İlaç zamanında alınmadıysa bir sonraki öğünde alınmalıdır. Ancak hormon ilacı alınan öğünde başka ilaç almamaya dikkat edilmelidir.
» Gebe kalmayı düşünen hastalar mutlaka uzmana başvurmalıdır. Gebelik sırasında tiroid ilaçlarının kullanımı sürecektir, aksi takdirde düşük riski artar. İlaçların bebeğe zararı yoktur. 

Subakut Tiroidit

Dev hücreli tiroidit olarak da bilinen subakut tiroid, tiroid bezi iltihabı hastalığıdır. Virüslerin neden olduğu bir hastalık olduğuna dair güçlü kanıtlar vardır. Özellikle sonbaharda görülmesi bu durumu desteklemektedir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında görülen hastalık kadınları daha çok etkilemektedir.

Belirtileri ve Etkileri

Hastalık genellikle tiroid bezinin bulunduğu boyun bölgesinde şiddetli ağrı ile kendini gösterir. Bu bölgede duyarlılık ve şişme oluşabilir. Ağrı zamanla yayılmaya başlasa da, en yoğun olduğu yer hep boyun bölgesidir. Ağrı çok şiddetli olabilir ve çeneye, dişlere, kulaklara vurabilir. Öyle ki, yutkunmak, hatta bir giysinin teması bile ağrıyı artırabilir. Bu süreçte yutma güçlüğü, ses kısıklığı yaşanması normaldir.

Hastalarda ayrıca halsizlik, iştahsızlık, kemik, kas, eklem ağrıları, üşüme, ateş gibi rahatsızlıklar görülür. Tedavi sürecinde sinirlilik, çarpıntı, terleme, sıcağa tahammül edememe, zayıflama görülebilir.

Tedavi

Hastalıkta ağrı görüldüğü için, şiddetine göre ağrı kesiciler ya da hormon ilaçları kullanılır. Hastalığın tedavisi ilaçla yapılmaktadır, cerrahi tedavi uygulanmaz.

Subakut tiroid genellikle 2-4 ay içerisinde tedavi edilir ancak süre bir yıla kadar da uzayabilir. 

Göz Fırlaması (Graves Oftalmopatisi)

Göz fırlaması, Graves tipi zehirli guatrlarda görülen bir rahatsızlıktır. Bu hastalıkların yaklaşık olarak yarısında göz fırlaması görülür. Graves, kişinin bağışıklık sisteminin kusurlu çalışmasından kaynaklanır. Buna bağlı olarak göz fırlamasının altında da aynı neden yatmaktadır.

Göz fırlaması, otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi göz arkasında bulunan dokuları yabancı kabul eder ve reaksiyon gösterir. Bu dokulara karşı yeni antikorlar üretir ve hastalık ortaya çıkar.

Belirtileri ve Etkileri

Hastalıkta, göz arkasında iltihap oluşur ve buna bağlı olarak göz çevresinde, kapaklarında ve göz arkasındaki dokularda ödem oluşur. Bu nedenle belirtilen yerlerde şişlik görülür. Gözün ileriye fırlamasının nedeni, göz arkasındaki yağ dokusunun artmasıyla adalelerin şişmesidir. Bu durum göz hareketlerinin bozulmasına ve çift görmeye neden olur.

Gözün öne mesafesi normalde 15-17 milimetredir. Göz fırlamasında ise 20 milimetreyi geçer. Eğer fırlama 27 milimetreyi bulursa hasta gözünü tam kapatamaz, gece de gözü aralık uyur. Gözün aralık kalması kuruma, mikropların kolay yerleşmesi gibi olumsuzluklara yol açar. Bu durum göz kaybına kadar gidebilecek bir sürecin başlangıcı olabilir.

Tedavi

Göz fırlaması tedavisini endokrinolog ve göz hastalıkları uzmanı yürütmelidir. Tedavi için tiroid ve göz tetkiklerinin yapılması gerekir. Gözün arka bölgesinin MR’ının çekilmesi yararlı olacaktır.

Yüzün şeklini bozan ve görmeyi olumsuz etkileyen bu hastalıkta erken tedavi başarı şansını artırsa da, sonuç her zaman olumlu olmayabilir. Geç tedavide ise başarı şansı çok daha azdır. Bu hastalığın özelliklerinden dolayı, doktorun, düzelmenin ne kadar olacağına dair tahminde bulunması mümkün değildir. Ancak şu kesin olarak söylenebilir; sigara içen hastaların tedaviye yanıt verme olasılığı çok daha düşüktür. Az tuzlu yemek, yatağın baş kısmını biraz yükseltmek, haftada 1-2 gün idrar söktürücü kullanmak tedaviye yardımcı olur.

Tedavide öncelik, kortizon kullanımıdır. Yeterli görülmediği takdirde ikinci basamak olarak göz arkasına ışınlama tedavisi yapılır. Ancak bu yöntem şeker hastalarında uygulanamamaktadır. Bu süreçte fayda sağlanamazsa ilaç tedavisiyle devam edilebilir. Eğer guatrın operasyonla çıkarılması söz konusuysa, bu durum göze de olumlu etki sağlar ancak sadece göz fırlaması nedeniyle cerrahi müdahale yapılmaz.

Otoimmün bir hastalık olduğu için tedavi edilse dahi tekrarlama riski vardır ancak yıllar geçtikçe tekrarlama riski azalır. Göz fırlamasının tekrarlanmasının nedeni tedavi hatası değildir, kişiye özel bir durumdur.

Tiroid Kanseri

Tiroid hücrelerinin kontrolsüz şekilde artması ile ortaya çıkan tiroid kanseri, erken teşhis ve tedavi uygulandığı takdirde, hayatta kalma oranı en yüksek kanser türüdür.

Tiroid nodülleri kadınlarda daha çok olmasına rağmen erkeklerdeki nodüllerde kanser riski daha fazladır. Ülkemizde görülme sıklığı yüzde 4.2’dir. Tiroid kanserine yakalanma ihtimali kadınlarda yüzde 0,7; erkeklerde ise yüzde 0,25’tir.

Türleri

Papiller: Bütün tiroid kanserlerinin yüzde 80’ini oluşturan papiller, genellikle iyi seyreden bir türdür. Her yaşta görülmekle birlikte, ağırlıklı olarak 40’lı yaşlarda ortaya çıkar. Hiçbir belirti vermeden uzun yıllar tiroid bezinde kalabilir ancak bu durum risklidir çünkü metastaz yapabilir.

Folliküler: 50 yaşından sonra görülme sıklığı artan bu kanser türünün yayılma olasılığı yüksektir. Tiroid bezi zarı başta olmak üzere akciğer, kemik, nefes borusuna da yayılabilir. Tekrar etme olasılığı yüksektir.

Medüller: Tiroid bezinin salgıladığı kalsitonin hormonu ile yakından ilişkili bir türdür. Medüller kanser olanların yüzde 25’inin ailesinde de aynı tür kanser görülmüştür. Tiroid bezinin çıkarılması gereken medüller kanserde, lenf bezlerine sıçrama söz konusuysa, bu bezlerin de alınması gerekir.

Anaplastik: En hızlı seyreden tiroid kanseri türüdür. Kitle hızla gelişip büyüdüğü için solunumu güçleştirme olasılığı vardır. Bu durumda soluk borusunun çıkarılması gerekir. Tedavide kemoterapi ve radyoterapi de uygulanır. 

Nedenleri

Tiroid kanserinin nedenleri kesin olarak bilinmese de, bazı durumların kanser riskini artırdığı görülmüştür. Bu durumlar;

» Özellikle birinci derece yakınlardan kaynaklanan genetik yatkınlık
» Geçmiş dönemde, baş ve boyun bölgesinde yaşanan kanser dolayısıyla radyasyon alınması
» Nükleer kazalara maruz kalmak
» Tiroid bezi iltihaplanması
» TSH değerinin yüksek olması
» Çocukluk döneminde baş, boyun bölgesine radyoterapi uygulanması
» Çocukluk döneminde oluşan nodüler yapılar

Belirtileri

Tiroid kanseri genel olarak bir belirti vermediği için hastaların şikayeti olmaz. Bazı vakalarda, boyunda kitle oluşumu ve lenf bezlerinde büyüme görülür. Çok nadir olarak hastalarda, boğazda ağrı, nefes alma güçlüğü, yutkunmada sıkıntı, ses kısılması yaşanabilir. 

Teşhis 

Tiroid kanserinin teşhisinde öncelikle kandaki hormonların miktarını belirlemek için gerekli testler yapılır. Hormon değerlerinin düşük ya da yüksek çıkması dikkate alınmaksızın farklı testler de yapılır çünkü bazı vakalarda bu değerler normal çıkabilir.

Testlerin ardından yapılması gereken ilk işlem tiroid ultrasonografisidir. Nodül saptandığı takdirde, ince iğne aspirasyon biyopsisi ile tiroid incelenir ve kötü huylu olup olmadığına bakılır.

Nodülün büyük olması kanser riskinin yüksek olduğunun önemli bir göstergesidir. Nodülün küçükken fark edilmesi çok önemlidir çünkü erken teşhiste başarı şansı çok yüksek olan tiroid kanserinde zamanın ilerlemesi hayati kayıplara neden olmaktadır.

Tedavi 

Tiroid kanserinde uygulanacak yöntem, cerrahi operasyondur. Tiroid bezinin tamamıyla birlikte etrafındaki lenf bezleri de alınır.

Bazı vakalarda cerrahi operasyon yeterli olmayabilir. Kanserin patolojik verileri ve vücut taramalarının sonucuna göre ameliyata ek olarak radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.

Tedavi Sonrası

Hastanın hipotiroid olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle hayat boyu tiroid hormonu alması gerekebilir. Hasta ayrıca ilk dönemde altı ayda, daha sonraki dönemde yılda bir kez kontrolden geçmelidir. Hastaların yüzde 85’inde tam iyileşme görülür; diğer grupta ise hastalık tekrarlayabilir. Bu durumda yeniden tedavi yapılır.

Gebelik ve Tiroid

Tiroid, gebeliği ve bebeğin gelişimini etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle tiroid hastalıkları olan kadınların, gebelik kararı aldığında mutlaka uzmana danışmaları ve önce tedavi olmaları gerekir. Ancak tiroid her zaman gebelik öncesinde var olan bir hastalık değildir, gebelik nedeniyle de yaşanabilir.

Gebelik aşamasında kadınlarda birçok hormonal değişiklik olur ve metabolik gereksinimler artar. Buna bağlı olarak iyot ihtiyacı oluşur. Hafif iyot eksikliği bir sıkıntıya yol açmaz ancak yoğun eksiklik hem anneyi hem de karnındaki bebeği etkiler.

Normal gebeliği olan ve gebelik öncesinde tiroid hastalığı yaşamayan kadınlarda yaşanan bu değişiklikler sonucunda tiroid bezinde yüzde 10-20 seviyesinde bir büyüme görülebilir. Gebelik esnasında görülen tiroidin belirtileri genellikle çarpıntı, bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik şeklinde görülür. Ancak bunlar gebelikte görülen normal belirtiler olarak kabul edilebileceğinden teşhis ve tedavide gecikilebilir. Bu nedenle gebelik aşamasındaki kadınların tüm şikayetlerini doktorlarıyla paylaşması çok önemlidir.

Gebelere yapılan testler ve tedavi, normalde yapılanlardan daha farklıdır çünkü gebelikte hormon seviyeleri değiştiği için, tiroidin geçici mi kalıcı mı olduğu normalde yapılan testlerle anlaşılmaz. Ayrıca bebeğin etkilenmemesi için tedavi yöntemi de değişiklik gösterir. Bu problemleri yaşayan gebelerin takibi hem kadın doğum uzmanı hem de endokrinolog tarafından yapılmalıdır.

İyot eksikliğini gidermek için iyotlu tuz, iyot açısından zengin gıdalar ve deniz ürünleri tüketilmeli, ayrıca uzmanın önerdiği miktarda iyot takviyesi alınmalıdır. İyot seviyesi çok önemlidir çünkü eksiklik giderilmezse bebekte gelişim ve sinir sistemi bozuklukları, zeka düşüklüğü görülebilir.

Tiroid Açısından Riskli Gebeler

» Kendisinde veya birinci derece yakınlarında tiroid öyküsü
» Daha önce tiroid ameliyatı geçirme
» Tiroid hastalıkları bulguları
» Tip 1 Diyabet hastalığı
» Kansızlık, kanda sodyum düşüklüğü, kolesterol yüksekliği
» Baş ve boyun bölgesinden alınan radyoterapi
» Kısırlık tedavisi
» Düşük ve ölü doğum öyküsü