Ana Sayfa » Makaleler » HPV (Human Papilloma Virus) ve Kadın Genital Kanserleri

HPV (Human Papilloma Virus) tüm dünyada en sık görülen viral geçişli cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Özellikle ilk cinsel ilişkinin başladığı batı ülkelerinde adölesan yaş ve 20-30’lu yaşlar en sık görüldüğü yaşlardır. Yüzde doksan dokuz cinsel ilişki ile kadından erkeğe ya da erkekten kadına geçer. HPV’nin yaklaşık 140 alt tipi vardır ve bunların da 40 kadarı kadın genital kanserleri (en sık serviks, rahim ağzı kanseri) ile  ilişkili yüksek riskli HPV tipleridir (HRHPV). HPV’nin belli alt tipleri genital siğil ile de ilişkilidir fakat genital siğile yol açan tipler kansere yol açmazlar. Günümüzde  rahim ağzı kanseri tarama tesleri (PAP test, servikal sitolojik smear) ile özellikle gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanser görülme sıklığı oldukça azalmıştır. Türkiye’de ise son yıllarda Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan KETEM’lerde (Kanser erken teşhis tarama ve eğitim merkezleri) rahim ağzı kanser tarama testleri ve meme kanseri tarama tesleri gibi erken tanı testleri yapılomaktadır. Toplum tarama şeklinde olmasa da biz kadın doğum hekimleri bizlere gelen tüm evli kadınlara PAP test ile kanser taraması yapmaktayız. Rahim ağzı kanser taraması ya doğrudan HPV testi ya da PAP test ile yapılmaktadır. Son yıllarda KETEM’lerde uygulanan HPV taraması ile HPV testi müspet (pozitif, human papilloma virus varlığı) gelen hastalara aynı seansta alınan diğer bir test olan PAP testi de çalışılmaktadır. Bu sonuçlarla hastalarımız bizlere, kadın doğum hekimlerine yönlendirilmektedir. HPV testinin pozitif olduğu hastanın kanser olduğu anlamına gelmez, bu konuda bazen bilgi eksikliğ ve yanlış anlaşılmalaradan dolayı hastalarımız kendilerini gereksiz yere  sıkıntaya sokmakta, kanser korkusuyla stres altına girmektedirler. HPV testi pozitifliğinde sadece belirli tiplerinde (HPV tip 16 ve tip 18 varlığı) ileri tetkik ve tedavi yapmak gerekmektedir. HPV testi pozitif gelen hastalara aynı anda bakılan PAP smear testi de çalışılmakta bu PAP testinde herhangi bir anormallik gelen kadınlara kolposkopik muayene önerilmektedir. Kolposkopi aslında ışıklı bir büyüteçtir. Normal kadın doğum muayenesi pozisyonunda yapılır (litotomi pozisyonu). Önce spekülüm muayenesi ile direk bakı ile herhangi bir anormalillik olup olmadığına bakılır. Sonrasında rahim ağzına özel boyalar sürülerek anormal boyanan alanlar kolposkopik olarak incelenir ve gerekli yerlerden lokal analjezi sonrası parça, biyopsi alınması gerekebilir. Kolposkopik muayene ve gerekirse parça alınma işlemi muayenehane şartlarında kolaylıkla yapılabilmektedir. Spekülüm  muayenesinin verdiği rahatsızlıktan biraz daha fazla hasta acı duyabilir ama kadınların çoğu tarafından kolaylıkla tolere edilebilen işlemlerdendir. Parça sonucunda anormallik saptanan kadınlarda anormal bölgenin daha geniş çıkarılması işlemi (LEEP, loop electrosurgical excsional procedure) yapılmaktadır. Bu işlem muayenehane şartlarında yapılabilse de hastanın konforu, kanama kontrolü gibi nedenlerden dolayı, günübirlik cerrahi bir işlem olarak hastanede yapılmalıdır. Tüm bu rahim ağzı kanser taramaları ve problemli, anormal sonuçların tanı ve tedavi edilmesiyle rahim ağzı kanseri gelişmeden çok daha erken dönemde preinvaziv hastalık dediğimiz kanser öncüsü lezyonlar çok daha kolay şekilde tedavi edilerek kansere gidişat engellenebilmektedir.