Ana Sayfa » Makaleler » Karpal Tünel Sendromu Nedir?

Karpal Tünel Sendromu Nedir?

Median sinirin tuzak nöropatisi olarak bilinen karpal tünel sendromu,   el bileğinde (karpal tünelde) median sinirin sıkışmasından kaynaklanan klinik bir durumdur.

Kimler Risk Altındadır?

Risk faktörleri; yaşlı, inaktif ve kilolu bireyler daha sık risk altındadır. Genellikle 30-60 arasında daha sık görülür. Kadınlarda erkeklere oranla 5 kat daha sık görülür. Karpal tünel denilen sinirin geçtiği anatomik yapıda oluşacak yer kaplayıcı  yani tünelin daralmasına neden olacak bir oluşum hastanın şikayetini başlatabilir veya arttırabilir. Örneğin  bir el bilek kırığı veya travma yada enfeksiyona bağlı ödem en bariz sebeplerken, ganglion kistleri , lipom veya tumör benzeri oluşumlar sebepler arasındadır.

Obezite, diabet, tiroid bozuklukları, amiloidoz ve raynaud hastalığı gibi sistemik hastalıklarla bereber olabilir.  Bazen uyku sırasında el bileğinin anormal pozisyonda kalan hastalarda   karpal tünel sendromu ile başvurabilir.  Titreşen makinaları kullan işçiler gibi, uzun süre el bileğini aynı pozisyonda sabit  tutan (örn daktilo veya bilgisayar kullanıcıları) memurlarda risk altındadır.

Gebelikte ortaya çıkarsa genellikle doğum sonrarı spontan gerilemektedir.  Ön koldaki kas anomalileri   ve median arter trombozu  sinirin bası altında kalmasına katkıda bulunabilir.  Bazen hiçbir sebep bulunamayabilir.

Menopoz, alkol kullanımı, böbrek yetmezliği, uzun süren hemodializ, obezite, romatolojik hastalıklar etkenler arasındadır.

Klinik Bulguları Nedir? Hastalar Hangi Şikayetle Başvurlar?

Sendromun başlıca bulguları; baş parmak, işaret parmağı , orta parmak ve yüzük parmağının yarısında olan uyuşukluk ve karıncalanmalardır. Ağrı derinden gelir, tüm ele yayılabilir  ve ön kola yansıyabilir. Hasta yattıktan sonra  el de yanma ve uyuşukluk ile hastayı uyandırır ve hasta elini sallamak veya  hareket ettirmekle rahatladığını belirtir.

Tanı Nasıl Konulur?

Öncelikle; iyi bir anamnez (hastanın şikayetlerinin öğrenilmesi)  ve klinik muayene gerekir.

Bu hastaların muayenesinde; El bileği seviyesinde sinir üzerine direkt dokunmakla hissedilen karıncalanma veya ağrı (tinel bulgusu) çoğunlukla bulunur. Ayrıca el bileğinin akut fleksiyonda tutulması (phalen testi) semptomları arttır.  Sinir üzerine tünel üzerinde parmakla ve tansiyon manşonu ile bastırma sonrasında hissedilen karıncalanma ve ağrı en özgün ve en değerli testtir.

Ayrıca tanıda EMG oldukça yararlı bir testtir.  Ancak EMG  bazen , karpal tünel sendromu klinik bulgularının varlığında normal sonuçlar verirken, hiç bir şikayeti olmayan hastalarda anormal sonuçlar verebilmektedir.  Tanıda  USG ve MR ayrıca kullanılabilecek yöntemlerdir. Özellikle tünel içinde siniri sıkıştırdığı düşünülen patolojik yapıların araştırılmasında değerlidir.

Tedavide Neler Yapılır?

Tedavi başarısını etkilen 5 önemli faktör:

1) yaş , 50 yaş üstü
2) süre, 10 aydan uzunsa
3) eldeki karıncalanma ve uyuşma her daim sürekli hale gelmişse
4) karpal tünelde sinirin sıkışmasına neden olan bir kas iltihaplanması varsa( tenosinovit)
5) 30 sn altında pozitifleşen falen testidir.

Bu faktörlerden hiç biri yoksa  hastaların 2/3 ü medikal tedavi ile iyileşirken, bir veya bir kaçının aynı anda olması hastanın tedaviye vereceği olumlu yanıtı azalmaktadır. Genel olarak tedavide ;Splintleme,  ağrı kesici ve ödem giderici ilaç tedavisi , tünel içine kortizon veya operasyon şeklindedir.

Eğer semptomlar yeni başlanmışsa ve hafif düzeyde ise tünel içine kortizon injeksiyonu iyileşme sağlayabilir.

Karpal tünel sendromunu;  erken , orta  ve ilerlemiş olarak  yine  akut ve kronik olarak sınıflayabiliriz. Erken evre ve semptomları hafif olan hastalar medikal tedavilerle düzelirken ilerlemiş olanlar ve geç evredekiler cerrahi ile tedavi edilir. el de kas zayıflığı olan hastalarda konservatif tedavi yerine direkt olarak cerrahi gerekir ve karpal tünel gevşetilir.