Ana Sayfa » Makaleler » İnme Nedir?

İNME

İnme beyini besleyen damarlardan birinin tıkanması ya da yırtılması sonucu ilgili beyin bölgesinde işlev kaybı olmasıdır. Dünya sağlık örgütüne göre dünyada yılda 15 milyon kişi inme geçirmektedir. Bu 40 saniyede 1 inme ya da günde 2200 inme anlamına gelmektedir. Ülkemizde de her yıl 130 bin kişi inme geçirmektedir. Vücut fonksiyonlarında kalıcı hasarlara neden olabildiği gibi, ölümle de sonuçlanabilir. Dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra en sık ölüm ve erişkin nüfusta en önemli sakatlık ve iş gücü kaybının nedenidir.

Beyinde damar tıkanması veya kanama şeklinde kendini gösterebilmektedir. İnme sıklıkla (%85) damar tıkanıklığı ile kendini göstermekte olup, beyin kanamaları daha az (%15) ortaya çıkmaktadır. Beyinde kan akımının kesildiği bölgede, kanın taşıdığı oksijen, glukoz gibi yaşamsal değerdeki gereksinimler karşılanamayacağı için beyin hücrelerinin ölümü başlar ve inmenin oluştuğu bölgeden yürütülen fonksiyonlarda geçici ya da kalıcı kayıplar meydana gelir. Buna bağlı olarak beynin o bölgesi işlevini kaybeder ve hastalarda çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Kan akımının kesildiği bölgedeki hücreler hızlıca ölmeye başlar.

İnme belirtileri

İnme aniden ortaya çıkar. Belirtiler etkilenen bölge (beyin, beyincik, beyin sapı), etkilenmenin şiddeti ve etkilenen tarafa (sağ, sol) göre değişir.

•    Yüz, kol veya bacakta, özellikle vücudun sadece bir tarafında ani uyuşukluk ve güçsüzlük hissi
•    Ani bilinç bulanıklığı, konuşma ve anlama güçlüğü
•    Aniden gözlerden birinde ya da her ikisinde görme kaybı veya çift görme
•    Nedeni bilinmeyen ani ve şiddetli baş ağrısı
•    Ani yürüme güçlüğü, denge ve koordinasyon kaybı, sersemlik

İnmeye neden olan risk faktörleri

İnme için birçok risk faktörü bulunmaktadır ve  çoğu önlenebilir yani kişinin değiştirebileceği risk faktörleridir. Akut iskemik inmede uygulanan tedavilerdeki ilerlemelere rağmen, inmede en etkili yaklaşım risk faktörleri ile mücadele etmektir.

Değiştirilemeyen risk faktörleri:

•    Yaş: Yaş ilerledikçe inme riski artmaktadır. 55 yaş sonrası her 10 yılda risk 2 katına çıkmaktadır. 
•    Cinsiyet: İnme erkeklerde kadınlara göre daha   fazla görülmektedir. Fakat 35-44 yaş arasında ve 85 yaşından sonra kadınlarda erkeklere göre  daha fazla görülmektedir.
•    Irk
•    Aile öyküsü/genetik
•    Ailede inme ya da geçici iskemik atak öyküsü

Değiştirilebilir risk faktörleri:

•    Hipertansiyon
•    Sigara
•    Diyabetes mellitus
•    Kardiyovasküler hastalıklar
•    Asemptomatik Karotid stenozu
•    Atriyal fibrilasyon
•    Dislipidemi
•    Obezite
•    Fiziksel inaktivite

Geçici İskemik Atak Nedir?

Geçici iskemik atak, inme belirtilerinin 24 saatten az, genellikle bir kaç dakika ile bir kaç saat arasında sürüp tamamen düzeldiği durumdur.  Belirtiler tamamen geçtiği için hastalar ve yakınları tarafından önemsenmemesi nedeniyle büyük bir tehlike oluşturur. Aslında öncü, uyarıcı bir durumdur ve tedbir alınmazsa çoğunlukla ardından gelecek bir inmenin habercisidir.

İnmeden korunmak için neler yapılmalıdır?

•    Tansiyon, kan şekeri ve yağlar kontrol altında tutulmalıdır. 
•    Düzenli egzersiz yapılmalı ve stresten korunmalıdır.
•    Sağlıklı beslenme düzeni sağlanmalıdır.
•    Kalp hastalıkları tedavi edilmelidir, özellikle kalpte ritim bozukluğu olan hastalar, inme gelişim riskleri çok yüksek olduğundan kan sulandırıcı ilaç tedavilerine uymalıdır.
•    Alkol ve sigara  kullanılmamalıdır. 
•    Eğer damarsal bir hastalık varsa mutlaka her sene kontrol yapılmalıdır.

İnme Tedavisi

İnme mutlaka hastaneye başvurmayı gerektiren acil bir durumdur  ve tedavisi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır. Akut dönemde genellikle bir süre hastanede yatırılarak tıbbi tedavi uygulanması ve hayati fonksiyonların stabil hale getirilmesi gereklidir. Beyin damarı tıkandığında, beyin dokusunda hasar oluşmaya başlar ve bu hasar bekledikçe daha da genişler. Bu nedenle, ne kadar erken müdahale edilirse, beyin hasarı o kadar az olacaktır. Uygun kriterleri karşılayan hastalarda belirtilerden sonraki ilk 4,5 saat içinde  pıhtı çözücü tedavi uygulanması inme sonrası özürlülüğü azaltabilir. Bazı hastalarda diğer pıhtı eritici tedaviler uygulanabilir.